30 Ekim 2010 Cumartesi

"KIYIYA OTURMANIN BÖYLESİ" VE MERVE ENGİN

Çok tanımadığım ama uzaktan sevdiğim Merve Engin’in ne olduğunu hiç tahmin edemediğim oyunu “Kıyıya Oturmanın Böylesi”nin prömiyerine uzman bir kadroyla teşrif ettik. Özellikle Burki, aramızda görmek istediğimiz ama nadir görebildiğimiz dostumuz olarak bizi mesud etti. Burçak dostumuz bizim için biletleri temin etmişti, biz de paşacık gibi gittik Kumbaracı50’ye. Uzun zamandır ilk defa, çok da bilinçli olmaksızın toplanan bu keyifli topluluk ile Kadıköy’den Kumabarcı50’ye giden yolda Karaköy’de ne yediğimizi anlatmıycam, ayıp denen bişi var!


Huyumuz olduğu üzre erkenden gittik Kumbaracı50’nin atmosferini soluduk. Giderek artan kalabalık içinde huysuzlanırken kapılar açıldııı ve numarasız olan yerlerden iyisine oturabimek için kıyın kıyın öne attım kendimi. Neticede en ortadan, sanırım en güzel yerden kaptık sandalyelerimizi.

Veeeee perdeeee! Diyyycemmm..Ama diyemiyorum Neden mi ?


Biz içeri girerken bir baktık Merve içerde bi yandan telefonla konuşuyo bi yandan dekorunu aksesuarını yerleştiriyo. Hmmm nedir bunun olayı derken derken bir baktık oyun başlamış! Meğersem Merve trafikte sıkışan diğer oyuncularla konuşuyomuş telefonda Efenim öğreniyoruz ki diğer 10 kişi gelemiyor, çaresiz iş başa düşüyor ve giyiyor kostümünü, alıyor eline masklarını Merve Engin.

Sahnenin teknik kurulumundan kaynaklanan birtakım sorunlar yaşandı, fakat saygılı oyuncumuz herkesin herşeyi açık ve net izleyebilmesini durumu oyuna da yedirerek mümkün kıldı.


Ben ilk defa Comedia Dell’arte izleyeceğim için ziyadesiyle meraklıydım. Oyun öncesinde de yüzeysel araştıma benzeri işlere girişmiştim ama çok başarılı olamamıştım. Ben de kendimi Merve Engin’in deneyimli kollarına bıraktım, on the job training meselesi gibi işi iş başında öğreneyim dedim.

Kıyıya Oturmanın Böylesi, birbirlerine delicesine aşık Lelio ve Flaminia’nın hikayesi. Lelio çıktığı bir gemi yolculuğunda kaza geçirir ve düştüğü adada Zampilla ile karşılaşır. Adada olanlar olurken Flaminia ise sevdiceğinin peşinden yollara düşer..

Comedia Gabriellina stili olan oyunda uşaklar, çiftimizin babaları, geminin kaptanı, gemi tayfası gibi sanırım 10 karakter var. Karakterlerin her biri birbirinden eğlenceli, birbirinden komik.Benim favorilerim Pantolone ve Zampilla! Zampilla’nın etkisinden hala çıkamadım Eng ile birbirimize “hı-hı-hı evet-evet-evet” diyerek dolaşıyoruz Bu şimdi size biraz manasız geldi tabii, oyunu izleyin ne demek istediğimi anlıycaksınız

Yazılacak o kadar çok şey var ki, oyunun büyüsünü kaçırırım diye ödüm kopuyo! Kısacası aslında oyun süper eğlenceli, ama bildiğiniz sıradan güldürülerden değil, belki hiç görmediğiniz bir tarzı da size sunuyor diğer yadan. Tek kişilik 10 karakterli bir gösteride hiçbir an “bu kimdi yaa? Pantolone Lelio’nun mu babasıydı ? Flaminia’nın uşağı hangisiydi?” benzeri sorularda boğulmuyorsunuz çünkü herşey masklarda ve aksesuarlarda açık ve net. Hikayeye kendinizi öyle kaptırıyorsunuz ki.. Hikaye de alengirli dolambaçlı bir hikaye değil, bildiğimiz gördüğümüz türden. Bildiğimizi bilmediğimiz bir yöntemle anlatıyor ve 50 dakika bizi çok eğlendiriyor Merve Engin.


Comedia Dell’arte’de bir kanava yazılırmış. Yani oyunun hikayesi. Kıyıya Oturmanın Böylesi’nin kanavasını, bu işin dünya çapındaki ustalarından ve Merve’nin de hocası olan Antonio Fava yazmış. Aynı zamanda maskları da hazırlamış ve oyunun süpervizörlüğünü üstlenmiş. Kanava üzerine metni Merve Engin yazmış, ve hatta geri kalan herşey de sadece Merve Engin’in başının altından çıkmış! Büyük çalışma, büyük özen ve hakedilen bir netice çıkmış ortaya..

Oyunun bitiminde, prömiyer olmasından sebepli bir teşekkür konuşması yapılıyor adet olduğu üzere. Öncesinde Merve soruyor “ilk defa bir prömiyere gelen var mı ?” kimseden bi işaret yok! “Sosyetenin içine düşmüşüz bu akşam!” Teşekkürlerini sunup alkışını alıyor ve kulise kaçıyor. O da ne! Alkışlar dinmiyor!dinmiyor! Merve kulisten tekrar koşuyor titreyerek ağlamaklı ikinci selamını veriyor ve gidiyor..Kapalı gişe oynanan bir prömiyer ve dinmeyen alkışlar!

Veeee fuayede bekleyen gülümseyen suratlar! Merve kulisten çıkıyor, yanına ilk gidenlerden biriyim! Edepsizce diyorum ki “geçmiş olsun”.. Merve ise “öyle demeyin noolur daha yeni başladım” diyerek lafı ağzıma tıkıyor ve ben başımı eğip içimden “kız haklı! Bu ne biçim laf- geçmiş olsun-!” diyorum ve bir daha asla bunu yapmamaya karar vererek oradan ayrılıyorum.

İstiklal boyunca oyundan konuşuyoruz tüm ekip çok eğlenmiş çok gülmüş. Efektler de çok akılda kalan cinsten ve komik, biribirimize kusma efekti yapıyoruz sürekli Barış’tan Comedia Dell’arte’nin teknik yanlarıyla ilgili bilgi alıyoruz, içimizde en konuya hakim kendisi çünkü. O sırada birkaç cümle sarfediyor oyunla ilgili, çok manalı ama pek akılda kalmayan cinsten Aklımda kalanları birleştiriyim bakalım bişeye benzetebilecek miyim ? ; “ Comedia Dell’arte tarzında yapılmış, tekniğine uygun, matematiği güzel kurulmuş ve üzeri güzel işlenmiş bir güldürü” Evet sanırım buna benzer bişiler söyledi

Sadece seyirci ağzından ise şunu söyleyebilirim ; Mutlaka izleyin pişman olmayacaksınz.

4 Kasım ve 25 Kasımda Kumbaracı50’de izleyebilirsiniz. Yalnız bence biletlerinizi önceden alın, prömiyeri bile kapalı gişe oynandı. Sonra demedi demeyin!

Veeeeee "Kıyıya Oturmanın Böylesi" Kadıköy'de!!! 11 Kasım perşembe akşamı 20:30'da Kadıköy Öykü Sahne'de izleyeblirsiniz. Öykü Sahne nerde mi ? Rexx Sineması'nın az ilerisindeki Burger King'in hemen karşısındaki pasajın içindeee!!!

Mervecim, gözlerinden öperim.

1 yorum:

  1. Hararetle katılıyorum! Bu akşam izledim, muhteşemdi. Merve Engin son derece yetenekli ve parlak bir genç oyuncu. Stand-up yaparken izlemek isterdim!

    YanıtlayınSil