22 Mayıs 2011 Pazar

27. GENÇ GÜNLER -2 "AYAK BACAK FABRİKASI"

Genç Günler kapsamında izlediğim bir diğer oyun Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Kulübü tarafından sergilenen “Ayak Bacak Fabrikası” oldu. Daha önce 2 oyunlarını izlediğim bu ekibin oyunu yine beni hayal kırıklığına uğratmadı!

İşten çıkıp koşturmak suretiyle Kerem Yılmazer Sahnesi'nde aldım soluğu. Genç Günler oyunları 19:30 da başladığı için bir miktar felek şaşması yaşadım ama idare ettik.

Kalabalık bir kadroyla oynanan oyunun metni sahnelenmesi kolay olmayan metinlerden birisidir aslında. Buna rağmen akıcılığını kaybetmeyen bir oyun izletti bize ekip. Burda büyük pay yönetmen Arda Öztürk’ün aslında. Daha önce de kendisinin yönettiği Oyun Nasıl Oynanmalı’yı izlemiştim. İki oyun da Grotesk bir anlatımla sergilenen oyunlardı.

Grotesk nedir ? Wikipedia der ki ; “Grotesk, varlıkların absürd (sıra dışı) özelliklerle yeniden tasviri ile dünyaya ait olmayan bir olgu haline getirilme sanatıdır.”


Peki Ayak Bacak Fabrikası ne anlatır ? Egemen güçlerin (siyasal ve dini ) belirleyiciliğiyle ilerleyen toplumsal ilişkileri görürüz. Açlık ile yaşayan halk, derebeyleri ne derse yapmakta, ölmektense kara tohum ile beslenmeyi göze almaktadır. Çünkü derebeyleri der ki kutsal balıklar buğday olmazsa öleceklerdir ve halk elindeki bütün buğdayı devlet elinden kara tohum ile değiş tokuş etmelidir. Buğdaylarını getirmeyenler vatan haini ilan edilecektir! Kutsal balıklar ise hayattır, memattır! Kara tohum ile beslenen halk ise kötürüm olmaya başlar ve dost ülkelerden gelen yardım sandıklarından ayaklar ve bacaklar çıkmaktadır.

Ekip çok başarılı bir iş çıkarmış. Oyunu izlenebilir hale getiren reji ise zeka pırıltıları içermekteydi. Topunuzun eline sağlık gençler! Üniversite ekiplerini izlerken içimde biraz tereddüt olur genelde ama Yeditepe Üniversitesi dendiği zaman bu tereddüt beni terkediyor.


Oyun bir daha sergilenir mi bilemiyorum. Ama eğer bir yerlerde rastlarsanız izlemenizi tavsiye ederim!

17 Mayıs 2011 Salı

27. GENÇ GÜNLER – 1 JACQUES İLE EFENDİSİ

İBBŞT 27. Genç Günler Festivali kapsamında izlediğim ilk oyun ; Jacques ile Efendisi (Galatasaray Üniversitesi )

Aslında festival tarihi, o kadar önceden planlanmış tarihlerimle çakışıyor ki tahminimden az oyuna gidebiliyorum. O gün de niyetim Müsahipzade'ye gidip "Sobe"yi izlemekken, yetişemeyeceğimi anladığım noktada rotamı Kadiköy Haldun Taner Sahnesi'ne çevirdim. Koşa koşa yetiştim ve kırmızı koltuklardaki yerimi aldım.

Milan Kundera’nın bir oyunu olan Jacques ile Efendisi, bir çeşitleme olarak sunuluyor. Gerçekten de adının tam anlamıyla efendi değiştirmekten bir hal olmuş Jacques ile efendisinin hikayesi. İki kahramanımızın ayrı ayrı hikayelerini izledik. İlk aşkını anlatacakken binbir hikayenin içinde kaynolan Jacques ve safkan efendisi hikayelerini anlatırken arkadaki platformda canlandırmalar görüyoruz. Arada kahramanlarımız platformdaki hikayelere katılıp canlı canlı anlatmaya başlıyorlar.

Ortalarda bir yerlerde akıcılığı sekteye uğrayan oyunda, han sahibesini oynayan arkadaştan bir miktar şikayetim vardı aslında. Fakat oyun sonunda plaket alırlarken açıkladılar ki bi bu bayan oyuncu role 9 saatlik bir prova ile hazırlanmış. Zira asıl oyuncumuz ani bir sakatlık geçirdiği ve ayağı alçıda olduğu için oynayamamış. Bu nedenle kendisinden şikayet etmiyorum, eline sağlık diyorum :)

Ortalama oyunculuklarla icra edilen oyunda yine ortalama reji uygulamaları vardı. Oyuna hizmet eden kostümler, fransızca isimleri fazlaca yerinde telafuz eden oyuncularla orta izlenilirlikte bir oyun izledik.

Festivale katkılarından dolayı İBBŞT, Galatasaray Üniversitesi oyuncularına plaketini takdim etti, ben de kendilerine teşekkür ediyorum.

Ben kim oluyosammm ? :)

28 Nisan 2011 Perşembe

2010 - 2011 SADRİ ALIŞIK TİYATRO ÖDÜLLERİ

Ödüller ardı ardına geliyor sayın seyirciler!

Afife Jale Tiyatro Ödülleri adayları açıklandıktan sonraki isyan dalgası durulma asamasındayken Sadri Alışık Ödülleri için adaylar açıklandı. Tiyatro dalında aday gösterilen yapımlar ve kişiler yüreklerimize bir miktar su serpti desem yeridir. Daha yaygın bir kitleden seçim yapıldığı, daha çok oyun izlendiği belli olan adaylıklar solmakta olan umutlarımızı biraz yeşertti.

Üstün Akmen baskanlığındaki jürinin adayları ve kazananları şu şekilde ;

TİYATRO SEÇİCİ KURUL:
Üstün Akmen (Jüri Başkanı), Cem Duygulu, Çolpan İlhan, Filiz Kutlar, Hami Çağdaş, Hasan Anamur, Nil Aykon, Refika Sezik, Rengin Uz.

YILIN EN İYİ YAPIMININ YÖNETMENİ
Aleksander Popovski-Tehlikeli İlişkiler -İBŞT
Murat Daltaban-Kutlama – DOT KOLEKSİYON
Zeliha Berksoy-İsmene – SEMİHA BERKSOY VAKFI

YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU
Levent Üzümcü-Tehlikeli İlişkiler-İBŞT
Reha Özcan-Bedensiz Kadın -İDT
Cemil Büyükdöğerli-Köksal Engür-Rıza Kocaoğlu –Kutlama - DOTKOLEKSİYON

YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU
Almila Uluer Atabeyoğlu-İsmene - SEMİHA BERKSOY VAKFI
Ece Özdikici-Romeo ve Jüliet-İBŞT
Şebnem Köstem-Tehlikeli İlişkiler-İBŞT

YARDIMCI ROLDE YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU
Ali Mert Yavuzcan-Bakhalar/Marat-Sade -İBŞT
Bora Seçkin-Buluşma Yeri-İBŞT
Görkem Şarkan-Çatı-SERBEST BÖLGE

YARDIMCI ROLDE YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU
Ayça Varlıer-Leyla’nın Evi-TİYATROKARE
Gılman Peremeci-Bedensiz Kadın-İDT
Selin İşcan-Tehlikeli İlişkiler-İBŞT

MÜZİKAL YA DA KOMEDİ DALINDA
YILIN EN İYİ YAPIMININ YÖNETMENİ

Laçin Ceylan- Cam- TİYATRO GAGA-AYSA PRODÜKSİYON
Engin Alkan-Generaller,Savaş ve Barbekü-TİYATRO ADAM
Kubilay Karslıoğlu-Atilla Şendil- Temiz Ev-İDT

YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU
Engin Hepileri-Zorla Güzellik-KENT OYUNCULARI
Cem Davran-Alevli Günler-İSTANBUL HALK TİYATROSU
Bülent Şakrak- Hakan Gerçek -İlker Ayrık- Annem Yokken Çok Güleriz-TİYATRO GERÇEK

YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU
Deniz Çakır-Cam- TİYATRO GAGA-AYSA PRODÜKSİYON
Nurhayat Atasoy-Şişman Domuz-BAKIRKÖY BELEDİYE TİYATROLARI
Suzan Aksoy-Büyük İkramiye-TİYATROKARE

YARDIMCI ROLDE YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU
Bahtiyar Engin-Alevli Günler-İSTANBUL HALK TİYATROSU
Beyti Engin-Aklı Havada- BAKIRKÖY BELEDİYE TİYATROLARI
Gökçer Genç-Zorla Güzellik- KENT OYUNCULARI

YARDIMCI ROLDE YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU
Pelin Ermiş-Büyük İkramiye- TİYATROKARE
Selen Uçer-Cam- TİYATRO GAGA-AYSA PRODÜKSİYON
Sema Çeyrekbaşı-Temiz Ev-İDT

“EFES” ÖZEL ÖDÜLÜ
Öykü Karayel-Güzel Şeyler Bizim Tarafta-TİYATRO KREK / Gonca Vuslateri-Punk Rock- DOT MARSTA
Hakan Kurtaş-Punk Rock- DOT MARSTA

“EFES” MÜZİKAL YA DA KOMEDİ DALINDA ÖZEL ÖDÜLÜ
Neslihan Arslan-“Temiz Ev”-İDT
Bu kategoride erkek oyuncu adayı belirlenememiştir.


SEÇİCİ KURUL ÖZEL ÖDÜLÜ
TİYATRO 0,2


ONUR ÖDÜLÜ
GENCO ERKAL

26 Nisan 2011 Salı

AFİFE JALE TİYATRO ÖDÜLLERİ 2011

Bu yıl tiyatro ödülleri bir miktar kıyamet kopardı. Bu kadar yogun bir gündem varken, tiyatroyla ilgili herhangi bir haberin bir ses yaratmasından gizli bir haz duysam da ortaya çıkan manzaradan hiç memnun olmadığımı belirtmek isterim.

Adayların ağırlıklı olarak, hatta bütünüyle devlet yardımı alan ve ismi duyulmuş tiyatrolardan oluşması çok tepki çekti. Son dönemlerde tiyatro camiasında adı sık geçen, çok beğenilen, başarılı işlere imza atan birçok grup ve kişinin esamesinin okumadığı listeden duyulan rahatsızlıklar bazı mecralarda dile getirildi.

Bunun üzerine, jüri başkanı Haldun Dormen bir açıklama yapma gereği duydu ve dedi ki ; "Bunun için öncelikle ödüllerin seçim ve veriliş sürecini düzenleyen bir yönetmelik hazırladık. Bu yönetmelikte adayların belirlenmesi için konulmuş kriterlerinden biri oyunların en az 75 kişilik salonda ve yine en az 15 temsil oynanmasıdır. Bu şart özellikle tüm jüri üyelerinin sezonun başlamasıyla birlikte mümkün olduğu kadar çok prodüksiyonu izleyebilmesi için konulmuştu. Aksi taktirde fiziken imkansız bir durum ortaya çıkmaktadır. Bu yıl aldığımız yapıcı eleştirilerin de etkisiyle seyirci kapasitesi az olan bu tarz tiyatroların yöneticisi ve yapımcılarıyla bir araya gelerek önümüzdeki dönemde bu kriterin iyilestirilmesine yönelik bir toplantı yapma kararı almış bulunuyoruz."

Halbuki bu sezon Öykü Sahne, Kumbaracı50, Galata Perform, İkinci Kat, Mekan Artı gibi nispeten küçük ve modern sahnelerde ne kadar da güzel oyunlar yer aldı. Seyirci kapasiteleri 75 kişiden azdı belki ama o çok kişilik salonlarda oynayan birçok oyundan daha kaliteli işler sergilendi. Yepyeni yetenekler sergilendi. Buralarda yer alan grupların büyük çoğunluğu devlet desteği almadı, maddi zorluklar yaşadı.. Ama en çok merak ettiğim ne biliyor musunuz ? Haldun Dormen hocamiz acaba hiç bu mekanlarda oyun izledi mi ?

Neyse bu mevzuyu çok uzatmadan adayları ve açıklanan kazananları verelim :) Koyu renkle yazanlar, kazananlardır..Buyrunuz ;

YILIN EN BAŞARILI PRODÜKSİYONU

Dünyanın Ortasında Bir Yer- İstanbul Büyüksehir Belediyesi Sehir Tiyatrolari

Tehlikeli Iliskiler- Istanbul Büyüksehir Belediyesi Sehir Tiyatrolari

Vanya Dayı- Tiyatro Pera

YILIN EN BAŞARILI YÖNETMENI

Aleksandar Popovski- Tehlikeli Iliskiler- Istanbul Büyüksehir Belediyesi Sehir Tiyatrolari

Arif Akkaya- Arzunun Onda Dokuzu- Istanbul Büyüksehir Belediyesi Sehir Tiyatrolari

M. Nurullah Tuncer- Dünyanin Ortasinda Bir Yer- Istanbul Büyüksehir Belediyesi Sehir Tiyatroları

YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU

Emre Kınay- Sondan Sonra- Duru Tiyatro

Levent Üzümcü- Tehlikeli Iliskiler- Istanbul Büyüksehir Belediyesi Sehir Tiyatrolari

Reha Özcan- Bedensiz Kadın- Istanbul Devlet Tiyatrosu

YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU

Ahu Türkpençe- Sondan Sonra- Duru Tiyatro

Neslihan Arslan- Temiz Ev- Istanbul Devlet Tiyatrosu

Şebnem Köstem- Tehlikeli Iliskiler- Istanbul Büyüksehir Belediyesi Sehir Tiyatrolari

YILIN EN BAŞARILI YARDIMCI ERKEK OYUNCUSU

Erhan Abir- Çig- Istanbul Büyüksehir Belediyesi Sehir Tiyatrolari

Civan Canova- Ölüleri Gömün- Istanbul Devlet Tiyatrosu

Köksal Engür- Festen (Kutlama)- Dot Koleksiyonda

YILIN EN BAŞARILI YARDIMCI KADIN OYUNCUSU

Defne Yalnız- Kadin Siginagi- Istanbul Devlet Tiyatrosu

Sema Çeyrekbasioglu- Temiz Ev- Istanbul Devlet Tiyatrosu

Sevtap Çapan- Çig- Istanbul Büyüksehir Belediyesi Sehir Tiyatrolari

YILIN EN BAŞARILI MÜZIKAL / KOMEDI ERKEK OYUNCUSU

Erhan Yazicioglu- Ben Sinema Artisti Olmak Istiyorum- Istanbul Büyüksehir Belediyesi Sehir Tiyatrolari

Kemal Kocatürk- Kadin ile Memur- Besiktas Kültür Merkezi

Toron Karacaoglu- Istanbul Hatirasi- Istanbul Büyüksehir Belediyesi Sehir Tiyatrolari

YILIN EN BAŞARILI MÜZIKAL / KOMEDI KADIN OYUNCUSU

Ayça Varlier- Leyla'nin Evi- Tiyatrokare

Binnur Serbetçioglu- Istanbul Hatirasi- Istanbul Büyüksehir Belediyesi Sehir Tiyatrolari

Hande Ataizi- Özel Hayatlar- Tiyatro Istanbul

YILIN EN BAŞARILI MÜZIKAL / KOMEDI YARDIMCI ERKEK OYUNCUSU

Bahtiyar Engin- Alevli Günler- Istanbul Halk Tiyatrosu

Bülent Kayabas- Tanimadigim Adamlar- Ali Poyrazoglu Tiyatrosu

Murat Karasu- Begendiginiz Gibi- Istanbul Devlet Tiyatrosu

YILIN EN BAŞARILI MÜZIKAL / KOMEDI YARDIMCI KADIN OYUNCUSU

Eda Gülten- Bir Yaz Gecesi Rüyasi- Tiyatro Kedi

Selen Uçer- Cam- Tiyatro Gaga (Aysa Prodüksiyon)

Selma Kutlug- Istanbul Hatirasi- Istanbul Büyüksehir Belediyesi Sehir Tiyatrolari

YILIN EN BAŞARILI SAHNE TASARIMCISI

Behlüldane Tor- Ölüleri Gömün- Istanbul Devlet Tiyatrosu

Numen/ Sven Jonke- Tehlikeli Iliskiler- Istanbul Büyüksehir Belediyesi Sehir Tiyatrolari

M. Nurullah Tuncer- Dünyanin Ortasinda Bir Yer- Istanbul Büyüksehir Belediyesi Sehir Tiyatrolari

YILIN EN BAŞARILI GIYSI TASARIMCISI

Canan Göknil- Romeo ve Juliet- Istanbul Büyüksehir Belediyesi Sehir Tiyatrolari

Candan Seda Balaban- Surname (Maske, Kukla ve Kostüm)- Istanbul Büyüksehir Belediyesi Sehir Tiyatrolari

Duygu Türkekul- Dünyanin Ortasinda Bir Yer ve Alemdar- Istanbul Büyüksehir Belediyesi Sehir Tiyatrolari

YILIN EN BAŞARILI SAHNE MÜZIGI

Can Atilla- Dünyanin Ortasinda Bir Yer- Romeo ve Juliet - Çig- Istanbul Büyüksehir Belediyesi Sehir Tiyatrolari

Nurettin Özsuca- Temiz Ev- Istanbul Devlet Tiyatrosu

Tolga Çebi- Dava- Bakirköy Belediye Tiyatrosu ve Benim Adim Rachel Corrie- A…Z Prodüksiyon

YILIN EN BAŞARILI ISIK TASARIMCISI

Cem Yilmazer- Dava- Bakirköy Belediye Tiyatrosu

Murat Özdemir- Romeo ve Juliet- Istanbul Büyüksehir Belediyesi Sehir Tiyatrolari

M. Nurullah Tuncer- Dünyanin Ortasinda Bir Yer- Istanbul Büyüksehir Belediyesi Sehir Tiyatrolari

Zeynep ÖZONUR -Ünsal ÇAKIN - ISTANBUL - DHA

ÖZEL ÖDÜLLER;

Yapi Kredi Sigorta Özel Ödülü:

Tiyatronun herhangi bir dalinda tiyatroya yarari olmus kisi

Prof. Dr. Aysegül Yüksel

Tiyatroda Yeni Kusak Özel Ödülü:

Tiyatronun herhangi bir dalinda genç kusak basarili sanatçi

Punk Rock Oyunculari (Dot)

Cevat Fehmi Baskut Özel Ödülü:

Ilk kez o yil sahnelenmis olan en basarili yerli oyunun yazari

Tuncer Cücenoglu-Kadin Siginagi(Istanbul Devlet Tiyatrosu)

Nisa Serezli Askiner Özel Ödülü:

Yasami boyunca tiyatro dalinda basarili çizgisini sürdürmüs tiyatro sanatçisi

Dilek Türker

Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü:

Yasami boyunca tiyatro dalinda basarili çizgisini sürdürmüs ya da tiyatro sanatina katkida bulunmus kisi

Müjdat Gezen

13 Nisan 2011 Çarşamba

"ANNEM YOKKEN ÇOK GÜLERİZ" AMA ASLINDA HİÇ KOMİK DEĞİLİZ!

Bir galada daha buluştuk sevgili okurlar..

Davetli olmadığımız bir galaya gittiğimizi burada itiraf ederken, yanımdaki kişinin ismini açık etmiycem ki o da benimle yanmasın! Yazıktır günahtır. Galayı bana o haber verdi, ona da bir arkadaşı.. Ama belki de bu işler böyledir ha olmaz mı :)


Bir ay kadar önce "Annem Yokken Çok Güleriz" oyununa gitmek için ekibe haber saldım. Sonra oyunun galası olduğunu öğrendik ve ona iştirak etmeye karar verdik. Zira galaları severiz, sosyetenin gözbebeğiyiz! :) Ekipten kala kala 2 kişi kalmış olarak Kenter Tiyatrosu'nun yolunu tuttuk. Ama yanımdaki kadim dostum biraz rahat bir insan olduğundan "10 dakkada yürürüz yeaa" dediği için koşarak yetişmek zorunda kaldık ve salona ayak bastığımızda nefes alışverişimiz bir süre rüzgar etkisi yarattı salonda.


Kenter Tiyatrosu'nun oturaklarını aynı hizada oldukları için işlevsiz bulsam da diğer yandan mekanın dokusunu çok seviyorum. Oyun dekorunun da bu yapıya çok güzel uyum sağlamış olduğunu gördük ortamı incelemek için bulduğumuz o küçücük zaman diliminde.

Veeee oyun..


Bir kara komedi olan "Annem Yokken Çok Güleriz" bir baba ve iki oğlunun hikayesini izletiyor bize. Ödüle layık bir oyunculuk sergilemek için kendini paralayan ve iki oğlunu da bu deliliğe alet etmiş bir baba.. Bu gündelik tiyatro oyunu içinde kendilerinden olmuş iki kardeş ise bu durumdan isteseler de çıkamıyorlar. Evin her yeri sahne onlar için ki evden de dışarı çıkmaları çok nadir gerçekleşen bir durum. Mecburi ihtiyaçlar dışında bütün vakitlerini evde geçiriyorlar ve babalarının yazdığı repliklerle oynadıkları hayat oyunundan kurtulmak istiyorlar. Fakat çok istediğiniz halde cesaret edemediğiniz, bilemediğiniz nedenlerle elinizin kolunuzun bağlandığı durumlardan en trajikomik olanıyla başbaşalar.. Oynanan oyun ise aslında gerçeğin ta kendisi..


Bu trajedi-komedi içerisine bir de mahalledeki marketin kasiyer kızı girince ortalık şenleniyor ve gerilimin seviyesi artıyor. Daha önce aile bireyleri dışında kimsenin adım atmadığını tahmin ettiğimiz evdeki davetsiz misafir trajediyle komedinin çarpışma şiddetini ikiye katlıyor.

Broşür der ki ; " Annem Yokken Çok Güleriz; yaşamın köşeye sıkıştırdığı, hikâyesini yitiren, dar gelirli bireylerin aile, baba-oğul ilişkileri ekseninde yeniden kendi hikâyelerini kurmaya çabalamalarının, ilginç bir anlatısı." Ve der ki ; " Anlatı olmasa biz nasıl var oluruz? Bir hikâyemiz olmadan ne yaparız? Her birey bir hikâyenin parçasıdır. Üstelik onu tek, ilginç, "biricik" yapan hikâyesidir. Ya hikâyemiz yoksa ya da hikâyemizi söylemeye cesaretimiz yoksa daha kötüsü hikâyemiz diğer bireylerinki ile aynı ise, o zaman ne olur? İşte o zaman uydururuz. Kendimize, kendimiz için, kendimizi ve de herkesin bizi seveceği ve tabi ki; üstün, dürüst, tek kahramanın kendimiz olduğu, ilginç, özgün bir hikâye uydururuz. "


Hakan Gerçek, Bülent Şakrak ve İlker Ayrık gibi üç şahane oyuncu sahnede çok çok iyiler.. Her birini izlemek ayrı bir keyif! İşinin ehli diye bu adamlara diyebiliriz sanırım! Yanıbaşlarındaki Makbule Akbaş ise bu üçlünün içinde sırıtmayacak kadar uyum sağlamış görünüyor. Yalnız oyuna ilk girdiği bölümlerde yüzünü sürekli kapatan saçı biraz rahatsız ediciydi. Hatta kendisi de sürekli onu düzletme çabası içindeydi sanki..


Bunca şeye rağmen oyunda olmayan bişeyler vardı.. Sanırım konusu biraz ağır işleniyor.. Yani özellikle ilk perde uzadıkça uzuyor ve insanı biraz yoruyor. Belki de sahnede çok fazla devinim olduğundandır. Belki de gerilim seviyesinin birince perdede az kalmış olmasındandır.. İkinci perde gerilimin artmasıyla seyriciyi biraz daha elinde tutuyor oyun. Bir de sanırım konuyu idrak etmek biraz zaman alıyor, durumları bağdaştırmak için oyunun gidişatına iyiden iyiye kapılmak gerekiyor. İzleyici olmak da bir konsantrasyon işi!


Belki de oyuncuların önceden bilinen hallerinden, kendimi daha gülmeli bir oyuna hazırlamıştım sanırım. Halbuki azcık daha inceleseymişim afiş bana doğruyu söyleyecekmiş. Afişteki fotoğraf aslında oyunun tam bir özeti! Kostümler, duruşlar size komik gelebilir ama suratlara bakmayı deneyin! Hiç komik bir yanları var mı ? İlk bakışta görünen komedinin içindeki hüznü görmek lazım..


Mehmet Ergen tarafından çevrilip dilimize kazandırılan ve Mehmet Birkiye tarafından yönetilen "Annem Yokken Çok Güleriz" keyifle izlenebilecek bir oyun.. Ama siz yine de beklentilerinizi çok yüksek tutmayınız..


Oyun çıkışı ikram edilen şaraplarımızı içerken birkaç kelma da sohbet ettik. Tanınmış simalara bakıp bakıp "aa bak ... de burdaymış" falan dedik. Sayın Üstün Akmen ile selamlaşmayı ihmal etmedik.. Böyle böyle bir gecenin daha sonuna geldik..

Annem Yokken Çok Güleriz

Tiyatro Gerçek

Yazan : Enda Walsh

Çeviren : Mehmet Ergen

Yöneten : Mehmet Birkiye

Işık-Dekor Tasarım : Cem Yılmazer

Kareografi : Cihan Yöntem

Oyuncular : Hakan Gerçek, Bülent Şakrak, İlker Ayrık (konuk oyuncu), Makbule Akbaş